Izgarada Güveç Mantar

Cık Deliği, Kastamonu, 25 – 28 Mart 2017

Geziye Katılanlar: Anıl Alyanak, Batuhan Balkan, Batuhan Batur, Bora Efe, Bensu Elmacı, Burak Dindar, Elif Yavuz, Emel Gökgöz, Emre Can Güzel, Erdinç Kara, Furkan Türker, Gamze Baydemir, Recep Can Altınbağ, Resul Ekrem Zengin, Sedat Delen, Seyyidi Kerim Parlak, Tuğçe İlbaş, Türker Türkyılmaz, Uğur Özkan, Yaman Özakın

25 Mart Cumartesi günü, bir gün önceden hazırladığımız çantaları otobüse yükleyip saat 12.50’de Kastamonu’ya doğru yola çıktık. Yolun sıkıcılığını azaltmak için batak, papaz kimde, pişti gibi türlü türlü iskambil oyunları oynadık fakat bir süre sonra oyunlar da işe yaramamaya başladı. Herkes bir an önce kamp alanına varmak istiyordu. Dağlı tabelasını gördükten sonra rahatladık, artık arıtma tesisini gördükten sonra otobüsten inip kamp alanına yürüyebilirdik. Sanırım arıtma tesisinin olduğu bölge biraz değişmişti ve biz kamp alanını geçip ilerlemeye devam etmişiz. 15 dakika ilerledikten sonra durumu fark edip geri döndük. Sonunda kamp alanına yaklaşabilmiştik fakat bir sorun vardı yol çökmüştü ve otobüs geçemeyecekti bu yüzden kamp alanından biraz daha uzak bir yerde inmek zorunda kaldık. Eşyaları indirdik. İlk önce teknik malzemeler taşınmaya başlandı çünkü Yaman, Emre ve Bora’dan oluşan döşeme shifti mağaraya girecekti. Kamp alanına vardığımızda saat 21.30’u gösteriyordu. Döşeme shifti mağaraya 22.20’de girdi. Bu sırada biz de kampı düzenledik, çadırlarımızı kurduk. Sabah erken mağaraya girecekler yattı. Döşeme shifti saat 00.30’da mağaradan çıktı. Ertesi gün pazar sabahı, erkenden uyandık. Döşemeye devam edecek olan Yaman, Emre ve Bora 9.00’da mağaraya girdi. Döşeme shiftinin ardından Uğur, Batuhan, Tuğçe, Sedat ve Türker’den oluşan shift mağaraya girdi.

Kampta az kişi kalmıştık ve canımız sıkılıyordu. Anıl’ın getirdiği frizbi ile 75 oynamaya başladık fakat sadece frizbiyi birbirimize atmaktan zevk almamış olacağız ki değişik bir oyun geliştirdik ve bu oyunun adını ortak aldığımız karar ile “Frisbee Sıçan” koyduk.

Tabi bu oyunda da basite kaçmadık ve kurallar koyduk. Uğur’un shiftinin saat 13.25’de mağaradan çıkmasıyla günün 3.shifti mağaraya girmek için hazırlanmaya başladı. Saat 14.30’da Uğur, Gamze, Anıl, Burak D, Batur ve benim bulunduğum shift mağaraya girdi. Biz mağaraya girerken döşeme shifti mağaradan çıkmaktaydı. Uğur bel ağrısı olduğu için mağaradan çıkmakta olan Bora’ya yerini devretti.

Mağara yarı fosil bir mağaraydı, bol miktarda çamurluydu ve girişinde tyrolean traverse geçiliyordu. 4-5 metrelik inişler dans pistine kadar devam ediyordu. Kısa 76 mesafeler için ipe girip çıkmamız nedeniyle mağara uzun sürdü ve 19.30 olarak verdiğimiz çıkış saatini geçirmemiz üzerine Emre mağara girişine geldi.

Mağaradan çıktığımızda Gamze’nin yağmur yağdığı haberini vermesiyle bir miktar üzüldük. Kampa vardığımızda saat 20.10’u gösteriyordu. Saat ilerledikçe yağmur şiddetini arttırıyordu artık kamp alanı da çamur olmuştu. Gece 01.00 gibi günün yorgunluğunu atmak üzere herkes çadırlarına çekilmişti.

Pazartesi günü ilk shift olan Emre, Bensu, Emel ve Ekrem yemeklerini yedikten sonra saat 08.15’te mağaraya girdiler. Yağmur geceden beri durmak bilmemişti ve bu sebepten ötürü kimse çadırından çıkmak istemiyordu, ateşin etrafında çok az kişi bulunuyordu. Topladığımız odunlar ıslanmıştı ve ateşimiz sönmek üzereydi. Türker’in beş saat ateşi yellemesi işe yaramış ve Uğur’un odun kurutma sistemi sayesinde yemek yapabilecek düzeyde bir ateşimiz olmuştu. İlk önce makarna yaptık daha sonra sulu yemeğe sıra geldi. İlk önce Uğur tencereye suyu koydu bir süre su ateşin üzerinde durduktan sonra yok bu böyle olmuyordu deyip su çaydanlığa geri konuldu. Birkaç kafa karışıklığının ardından yemeği yapmayı başarabildik. Bu arada saat 12.00’da Yaman, Gamze, Batuhan ve Recep’ten oluşan shift mağaraya girdi ve Emre’nin shifti saat 13.15’te mağaradan çıktı.

Toplama shiftini oluşturan Bora, Burak D, Furkan, Kerim hazırlanmaya başladı 77 ve 15.30’da mağaraya girdi. Emre toplama shiftine 16.05’te katıldı. Yamanın shifti 16.10’da mağaradan çıktı. Kötü hava yüzünden yine ateşin etrafında az kişiydik. Sanırım 3-4 saat boyunca yemek yedik fakat aç olduğumuz için mi yoksa can sıkıntısından mı emin değilim. Bensu değişik bir yemek keşfetti “ızgarada güveç mantar”.

Saat 23.30 sıralarında uzaktan kafa lambaları gözükmeye başlamıştı, toplama shifti çıkıyordu. Burak’ın mağarada sorduğu “Abi biz şimdi nerdeyiz?” sorusu üzerine bir süre konuşuldu. Dağlıdaki son gecemizdi fakat sabah erken kalkıp kampı toplamamız gerekiyordu, çok geçe kalmadan herkes yattı. Saat sabah yedi sularında Ercü’nün açtığı Müslüm Gürses şarkısıyla uyandık. Hemen malzeme çadırını toplamaya başladık. Malzemeler çok çamurluydu ve iplerdeki düğümleri açmak zor olmuştu. Eşyaları çantalayıp, çadırlarımızı toplayıp, kamp alanını temizledikten sonra otobüse doğru yürümeye başladık. Hepimiz çok çamurluyduk ve bu şekilde otobüse binemezdik. 10 dakika kadar kendimizi bir miktar da olsa çamurdan arındırmaya çalıştık. Toplu fotoğrafımızı çekildikten sonra saat 12.30’da yola koyulduk. Yolda yine çeşit çeşit oyunlar oynandı. İki kere mola verdikten sonra saat 23.30 sularında okula vardık.

Ekipler:

25 Mart Cumartesi

  • Döşeme: Yaman, Emre, Bora (22.20-00.30)

26 Mart Pazar

  • Döşeme: Yaman, Emre, Bora (9.00-14.30)
  • Uğur, Batuhan , Sedat, Tuğçe, Türker (9.50-13.25)
  • Bora, Gamze, Burak D, Elif, Anıl, Batur (14.30-20.10)

27 Mart Pazartesi

  • Emre, Bensu, Ekrem, Emel (8.15-13.15)
  • Yaman, Batuhan Balkan, Gamze, Recep (12.00-16.10)
  • Toplama: Emre, Bora, Burak D, Furkan, Kerim (15.30-23.30)

Elif Yavuz